Kangren

Gergin gökyüzü
Ücra köşelerinde dünyanın
Gergin bir yeryüzü
Düpe dümdüz,gri,beyaz

Pıhtılaştım
Damarın en geniş yerinde bugün
Gri,siyah,mor
Pıhtılaştın
Yolun başında bugün
Yaşam ;
Kangren

Gemi

çıpa Geçmişin acı yüklü gemileri vardır Ve geleceğin bitmeyen nehirleri Her şey geçer, Önce siz geçersiniz Ardından acılar geçer Her şey geçer, Geçmişin gemileri geçmez Zaman çapa atmıştır bir kere Kaptan çoktan terk etmiştir gemiyi Bir kara parçasında Seyreder uzakları Her şey geçer İçindeki gemiler geçmez Gözleri ufukta Uçan martıya dalar,denize dalar İçi boş,kalbi boş Continue reading →

Gider

git Kendimi öylesine halsiz hisediyorum ki bir yanımda dağlar yıkılsa umurumda olmaz. “O” olsa bilemiyorum kendimi öyle bezgin hissediyorum ki bu bezginlik başa bela mesela yemek yemeye üşeniyorum düşünmek ise bir fiil beynimi yiyor neden diye soruyorum bilemiyorum Her gün böyle gider mi ? “Gider. ” Continue reading →

Gökyüzü ?

beyin-dalgasi Bir kapı düşünün mavi duvarlar etrafında Sizi öyle olmadık bir mekana davet ediyor karanlığında. Çok değil bu karanlık yaşam süresinin yarısı kadar yarısı ise güneş yanıkları,duvar çatlakları Bir kapı düşünün sonsuzluğa açılan Açık bırakılmış bir kapı Kilitsiz Başıboş Yalnız. Onur Erdoğan Continue reading →

Bayram

yalnız adam Benim adım Bayram kimseyi arayıp sormam,kimseyi derken aslında kimsem de yok.Bu yüzden bayramlardan nefret ederim.Aslında nefretimin sebebi kimsemin olması değil kendimle ilgili.Her gün aynada gördüğüm yüze katlanamıyorum.İşte ki arkadaşıma,yüzüme gülen ama arkamdan konuşan patronuma sanki tüm bunlar bende toplanmış gibi dayanamıyor içimdeki nefret her gün sahte gülümsemeler arasında büyüyüp taşma noktasına geliyor.Bu gün Bayram benim [...] Continue reading →

hep boşluk

ay Her şey bir kapı eşiğinde,aynı kapının kolunu aynı anda ters taraflardan açmaya zorlamakla başladı. Kapıyı çekip yere düşüren ben, Düşen sen Özür dilemeyen ben. Ne zaman bir kapı koluna dokunsam,boşluktaki bedenin geliyor gözlerimin önüne…öyle hızlı çekiyorum kapıyı kendime belki… hep boşluk,sonsuz boşluk. Continue reading →

Doğdum.

Olmayan birine olmayan duygular yazıyor bedenim Olmayan birine olmayan duygulara doğuyor bedenim Doğdum. Bir ağlama sesi, içeride bir çığlık. Doğdun. Yoruldu bedenim, yoksun Doğdun ya! Şimdi nerede bir çığlık görsem, Bırak büyüsün,yankılansın Bedenim. Continue reading →

İnsan

İnsanoğlu kendini her şeyi bilen,yargılayan,tek doğru kendisi olduğunu savunan aslını sormayan,dinlemeyen,empati yapmayan aslına bakarsan yanlış yolda doğru adım atmaya çalışan yada doğru hareketleri hep kendine bekleyen ama hep bir bencillik hali ile etrafında ne varsa kendine çekip ve yok eden etik ve ahlaktan bahsedip çirkinleşip yok olmaya yüz tutan…işte o insan… biziz. Continue reading →

Bile bile

Falling Bile bile, kaybedeceğin bir oyuna başlamışsan bu senin içinde hala umudun bitmediğinin göstergesidir. Bile bile, kaybettiysen bu senin artık dayanma gücünün kalmadığının göstergesidir. Bile bile, kaybettiysen bu kayıp senin karşı tarafa mutlu olması için verdiğin hediyedir… Neden diye sormuyorum artık, Her şey belliydi en başında, Ben sadece inanmak istedim Ve Kaybettim Bile bile. Yoksa ben [...] Continue reading →

Nefret Yazıyorum Sevgilim

Sana bir şiir değil Nefret yazıyorum sevgilim Aklıma her gelişinde kızıyorum Kendime Ehli bir hayvan olmamalıymış insan Her şeyi yokuşa sürmeliymiş Değer vermemeliymiş kimseye Sevindiğini gördükçe Ezmeliymiş sana şiir değil Nefret yazıyorum sevgilim Artık haber beklemiyorum Senden. Continue reading →

Seni Sana Bırakıp

Terk eden terk etmiştir işte Söyleyecek ne bir söz var Nede yaşanmışlığa dair bir hatıra Terk eden terk etmiştir işte Bırak artık peşini Geride hatıralarını topla Hayallerinden bir bohça yap. Sar sarmala onları Sırtın eğilene kadar taşı Terk eden terk etmiştir işte Hayallerini sana bırakıp Acılarını sana bırakıp Sözlerini yarım bırakıp Terk eden terk etmiştir [...] Continue reading →

Mutluluk Yolu 2

şiir yazı Güneşin altında gölgelerimiz büyüyordu,yürüdükçe elim ellerine doğru rüzgarına dokunuyor eşiğine kadar geliyordu, hafif bir ürperişle elime hakim olmaya çalışıyordum.Daha ilk dakikadan yanlış anlaşılmak istemiyordum.Bir çay bahçesine oturduk etrafımızda kimse yoktu garson geldi,menüyü istemeden bir elma çayı istedim, birde su. Sen ne içmek istiyorsun diye sorduğumda; önce yüzünü bana döndü o küçük kırmızı dudaklarıyla -bende elma [...] Continue reading →

Mutlu Etmenin Yolu Nedir ?

kızıl Bir kadını sevmenin en güzel yolu onu anlamaktır. Bir erkeği mutlu etmenin en güzel yolu ise ona yoldaş olmaktır. Temmuzun sıcağıyla ağzım dilime, dilimde dudaklarıma yapışmış halde Konya’nın sıcağında kavrulup on bir ayın sultanı olan bu ayda oruç tutuyordum.Güneş öylesine tepeme vuruyordu ki saçlarımın alev çıkardığını hissedebiliyordum.Hızlı adımlarla gölge olan bir ağaç altı,bir bina kenarı [...] Continue reading →

İşaret Ver Bana!

işaret Zamanı aldatmanın kaynağı nedir En derin izler neden zamanın damgasını taşır? Yarına olan inancın, Neden yarınla birlikte yeşerir? Eğer tüm yaşamın bir amacı varsa Parmağınla işaret ver bana. İşte bu kadar sorularım Zeynep,her şeyin başlangıcı gibi sadece anlam aramakla ve anlamı sindirmekle eksilen taşlarımı yerine koyma çabasındayım.İnsanları yükseğe ulaşmasına yardımcı oluyorum aynı satranç taşlarındaki piyon [...] Continue reading →